6 Mayıs 2009 Çarşamba

under the same sky

durdurdu onu geçip giderken önünden.. "bu muydu sahiden istediğin?" diye sordu. yaşadıklarına baktı dönüp de. yaşamadıklarına daha çok üzülür gibiydi - ki bu kaçınılmaz olandı; ona öyle söylenmişti- ve durup düşündü. böyle başlamalı film dedi içinden.. yine unutmamalıydı..dik duran, başı yukarda, omuzları geride ve sesi gür biriyle konuşmak zordu. çoğu zaman böyle olmak istemişti üstelik. zor biri olmadığını kabullenmesi onun için çok zordu.."evet tam da buydu istediğim." dedi güçlü kız. "mutsuzluğum da olsa, o benim.." hiç şaşırmamıştı bu cevaba. hatta tekrarlamıştı içinde defalarca. kulaklarında vardı bu ses. çok gür bir sesti..durdurdu onu kollarından tutup.. "bu muydu olmak istediğin?" diye sordu. yaşamadıklarına baktı dönüp de. yaşadıklarına da epey üzüldü - ki yaşadıklarına inanmıştı hep; ona öyle söylenmişti- ve durup düşündü. bu giriş olmadı dedi içinden.. film böyle başlayamazdı..farketti ki değişmeyen tek şey, değişmek zorunda oluşuydu her şeyin. umursamadı bir başkasının bunu daha önce akıl etmiş olma ihtimalini. ketum.. baktı.. telkinlerle başlayan cümleler kurmaktan yorulduğunu anladığında iş işten geçmişti çünkü. çünkü "hayat bize hiç aldırmadan nasıl da devam ediyordu..."durdurmadı onu geçip giderken önünden.. "sanırım buydu istediğin hı?" diye ekledi. birlikte yaşadıklarına baktı ve mutsuz olacağı hiçbir şey bulamadı. cümleler kurmadı; ama telkin etti yine de kendini-ki bu kaçınılmaz olandı; artık kendini buna bırakmıştı- ve durup düşünmeden güçlü kıza sarıldı.. güçlüce sarıldı.. ve onu bıraktı."Set Your Love Free.. If It Comes Back It's Yours.. If It Doesn't It Never Was.."

30.09.2008/ Porto

Hiç yorum yok: